
Şarkımız
Kırılır da bir gün bütün dişliler,
Döner şanlı şanlı çarkımız bizim.
Gökten bir el yaşlı gözleri siler,
Şenlenir evimiz, barkımız bizim.
Yokuşlar kaybolur, çıkarız düze,
Kavuşuruz sonu gelmez gündüze,
Sapan taşlarının yanında füze,
Başka âlemlerle farkımız bizim.
Kurtulur dil, tarih, ahlak ve iman;
Görürler, nasılmış, neymiş kahraman!
Yer ve gök su vermem dediği zaman,
Her tarlayı sular arkımız bizim.
Gideriz, nur yolu izde gideriz,
Taş bağırda, sular dizde, gideriz,
Bir gün akşam olur, biz de gideriz,
Kalır dudaklarda şarkımız bizim…
Üstadımızın bu şiirinde, kurtuluş bestesinin cana can katan nağmelerini dinliyor ve nâr-ı vuslat ile bir kez daha yanarak, büyük dava ve davanın son noktasına ulaşma çabası adına ruhumuza ateşten bir teşvik kamçısı yiyoruz.
Bu şiir ruhta öyle bir tad ve iz bırakıyor, muhayyilede öyle bir temaşayı seyrettiriyor ki, hem bir anda umudun ve rahatlamanın zirvesine ışınlanıyoruz hem de henüz ulaşılamayan, dış çizgileri ve iç nakışlarına kadar hakikatin keyfiyet zincirleriyle örülü bu madde ve mana âlemine duyulan özlem kat kat artıyor, körükleniyor. Ve vatanından koparılan boynu bükük ney’in hicran acısıyla âh-u zar eylemesine eş bir tablo ortaya çıkıyor.
Ferd ve cemiyet planında her çizgiye kendini monte etmiş küfür illetinin çarkları kırılacak ve ardından yaşanmaya değer hayatın billurdan çarkları mücerret ve müşahhas sahada şanlı şanlı dönmeye başlayacak…
Allah’ın bereketi, ikramı ve ihsanı beşeriyet üzerine bir rahmet olarak yağacak ve acı çeken yüreklerin gözlerden akan kanlı yaşları bu rahmet damlaları ile temizlenecek, silinecek…
Zulüm ikliminin mihnetli yokuşları kaybolacak, meşakkat denizleri kuruyacak ve çıkılan düzlükte hiç tükenmeyen, sonu gelmez gündüze kavuşulacak. Bu gündüze kavuşana kadar da ruh ve mana dünyamızın azameti ile çepeçevre kuşatılmış olan elimizdeki sapan, ruhsuz ve imansız, sadece müşahhas planda kendine yer edinebilen münkir bir füzenin yanında, ruh âleminin madde âlemine üstünlüğünü remz edecek.
Sahte kahramanların kurduğu sahte dil, tarih, ahlak ve iman mukallitliğinden kurtulacak, bunların hakikisi bir kahraman gibi ruhları fethedecek ve en büyük kuraklıkta dahi her taraf bu hakikat suyu ile beslenecek, sulanacak…
Ve sonsuzluk kervanının hiç silinmeyen nur yolu izinde, taş bağırda, sular dizde, gideriz… Bizim de ömür güneşimiz batmaya başlar, akşam olur, biz de gideriz ve kalır dudaklarda, gönüllerde, fikirlerde, topyekun ferd ve cemiyetin en ince noktasına kadar bizim şarkımız, davamız, aksiyon rüzgarımız.. Ve mukaddes emaneti size emanet eder de gideriz…
www.n-f-k.com